|
| 'Akabı'da farklı yükseklikteki
ayakkabılarla çalışan dansçılar, 'garip' ve 'yabancı' bir dünya oluşturuyor. Photographer: Elio Montanari |
11/07/2006
AYLİN KALEM
MONTPELLIER - Montpellier Dans Festivali 25 yıllık geçmişe sahip Avrupa'nın en önemli
'çağdaş' dans festivallerinden biri. Aydın Teker ve Mustafa Kaplan-Filiz Sızanlı ikilisi
bu yıl 24 Haziran-7 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen festivale davet
edilerek Türkiye'den iki ayrı koreografi sundular. Bu iki çalışma da henüz Türkiye'de
gösterilmedi, ancak Montpellier'de eleştirmenlerin ve seyircilerin beğenilerini
topladı. Ortak kanı: Türkiye Avrupa'yı şaşırtmaya devam ediyor!
................
Aydın Teker zorluyor
4 Temmuz'da izlediğimiz 'Akabı' ise Bimeras'ın Berlin Festspiele
ve Alkantara Festivali'yle ortaklaşa gerçekleştirdiği bir yapım.
Koreograf Aydın Teker bu işinde, dansçıların (Serap Meriç, Ayşe
Orhon, Emre Olcay, Şebnem Yüksel) fiziksel kapasitelerini zorlayan
yeni bir teknik geliştiriyor.
Minimalist bir estetikle tasarlanan 'Akabı', bedenlerin fizikselliğine
bir sorunsalla yaklaşıyor: farklı türden yüksek platformlu ayakkabılar.
Bırakın hareket etmeyi, bu ayakkabıların üzerinde dengeyi sağlayabilmek
bile bir mesele. İki yıl süren prova aşamasından sonra dansçılar
bu yeni uzantılarıyla var olabilmeye ve bedenlerini dönüştürmeye
devam ediyorlar. Dansçıların da katkılarıyla bir laboratuvar niteliğindeki
deneyimleme sonucunda 'Akabı' bizlere oldukça 'garip' ve 'yabancı'
bir dünya sunuyor.
Sanki insanların yaşadığı dünya bir şekilde yok olmuş, yeryüzü fiziksel
koşullarını değiştirmiş ve bu garip ayakkabıların eklemlendiği
bedenlerden farklı yaratıklar ortaya çıkmış. Ama sanki bu yaratıklar
kendi çevre koşullarına ve kendi bedenlerine henüz yabancılar,
bu yeni fizikselliklerine uyum sağlamaya çalışıyorlar, evrim geçiriyorlar.
Dolayısıyla, yeni doğmuş bir tayın veya bir ceylanın ürkek tavırlarına
benzeyen bir hareket kalitesi sergileniyor. Sürekli olarak denge
aramaktan kaynaklanan bir 'gerilim' var. Bedenler sınırlarda dolaşıyor
.
Günümüzdeki teknolojik gelişmelerle 'post-insan' kavramının sorgulandığı şu
dönemde, Aydın Teker'in teknolojik olmayan ama yine de bu düşüncenin
güçlü bir şekilde hissedildiği bu çalışmasında, mitolojik yaratıklardan
Galapagos Adası'ndaki evrim harikalarına ve 'mutant'lara uzanan,
bedenin yeryüzüyle olan fiziksel ilişkisinin hikâyesi son derece özgün
bir tavırla sergileniyor. 'Graf'ı ve 'Akabı'yı gelecek sezonda
Türkiye'de izlemek dileğiyle....